30 Temmuz 2007 Pazartesi
dara'nın güncesi -1-
Siyah, uzun saçlarıyla, eteklerini savura savura bir kadın geçiyor önümden! Önümden geçerken ardında bıraktığı o silik görüntü, sıcak bir haziran gecesini anımsatıyor bana…
“ Aynen böyle geçivermiştim önünden ve senin farkına bile varamamıştım beynimi dolduran onca cebelleşik sıkıntıdan dolayı…
Ardımdan koşuyorsun, bense evime yetişme telaşındayım. Bir an önce ılık suyun basıncını hissetmek istiyorum bedenimde. Bir bardak biraya tav olmam için olmadık bahaneler bulup, olmadık şaklabanlıklar yapıyorsun.
— Hadi bugün sendenim, içelim bakalım biranı. Fuzuli tek kelimende koparırım dilini, ona göre!
— Amma uzattın yahu! Altı üstü birkaç yudum bira, iki sigara, iki kandırmaca –sonrası malum…
— Uzadı yine dilin di mi? Gelmesem ne yapacaksın?
— Kaçırırım kız seni bozdurma ağzımı!
—Tamam, uzatma, üstünü başını da düzelt! Kıçın görünecek nerdeyse! Ne anlıyorsunuz bu donlarınızı göstermekten bilmem ki?
………
— Kandırdın beni yine! Neden yapıyorsun bunu?
— Neden yok sayıyorsun beni? Varlığımı ispatlamak için gözüne mi sokmalıyım kendimi? Yoksa ötekiler gibi sadece sevişip gitmeli miydim? Neden böyle nankörsün? Neden gizliyorsun sana dair olanı? Sen şehvetsin! Ta kendisi! Tutkun olduğumu, senin olduğumu bilmiyor musun?
— Şişirme kafamı yine! Kaç kez konuştuk bunları. Beni de anlayışsız, cilveli sokak kızı triplerine sokma! Hadi git artık, geç oldu. Sakın bişeylerini de unutayım deme! Bahanem oldu yine ben geldim diyeceksin sonra. Aldın alacağını, banyo yap sonra da defol…
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder