30 Temmuz 2007 Pazartesi

dara'nın güncesi -2-




Karanlık, yazı ve içmek


En iyi yazılar, karanlıkta yazılanlardır. Bir kadeh rakı-kendi saflığında, tuzlu bembeyaz bir tabak yoğurt eşliğinde elbette ve olmazsa olmaz türküler…

Sanırım ben kendi yalnızlığımın müdavimiyim. Her yalnızlığımda kendime sonsuzlarca ben ekleyip, büyüyorum.

Rakı şişesinde balık değil, rakı kadehinde bir damla olmak istiyorum. Sahibimin her yudumunda beni aradığı, o en ulaşılmaz, en lezzetli, en tahrikkâr ve en cüretkâr olan…

Ah! Şu kolon yok mu? Yalnızlığımın kadim dostu! Konuşmasan da olur be… Yeter ki konuk et beni yalnızlığımın dermanına. Senden gayri dost yalan!

Şampanya tadında bir rüyadan, tekila tadında uyanmak gerek! Bilirsin keskin dönüşler vardır hayatımda! Sevmem cila denilen yumuşak geçişleri. En güzeli de uyuduğun gibi uyanmamak zaten…

UYU DİLBER…
SABAH GÖRÜŞÜRÜZ…

Hiç yorum yok: