30 Temmuz 2007 Pazartesi

saydam


Uçuyor kelimeler ve ruhlar , karışıyorum hepsinin zehirli kanına en hafif halimle! Tartmak gerekiyor her tür ruh ağırlığını, hangisi kaçta kaç saydam?
Sorma bana! Sen bilirsin nasıl saydam olduğumu. Unuttun mu yoksa saydamlığımdan beni göremediğin zamanları? Kaç zaman önümden geçip, kaç zaman umarsızca çiğnediğini... Sen çoğu yarı saydam anlarda denk geldin varlığıma. Ya gerçekten görebilmek-hissedebilmek? Nerde saydamlığımın gerçekliği, nerde varlığımın saydamlığı? Kayıp bir aşkın ve hüznün buhar haliyim artık...

pufff...

Hiç yorum yok: