Uzun zaman oldu yazmayalı. Sanırım yeteri kadar kötü hissetmiyordum kendimi. Bugün çoğu melankolik anımda yaptığım gibi içmeye geldim. Barda benden başka kadın yok. Maç varmış -bilmiyordum!
İçeri girdiğimde üzerime çevrilen tüm erkek gözlere meydan okuyarak, barda bir iskemle çektim. Kulaklığımda bir ses "Ellerinle bana baharlar getir" diye sesleniyor meçhul sevgiliye...
Aşk...
Aşk geldi aklıma kalemimin ucundaki mürekkebin akıttığı kelimelerle birlikte... Üç kişi... Aşkla birlikte üç kişiyi anar oldum son birkaç yıldır. Biri cesur ve engel tanımaz prensim Çelekar. Öteki dostluğumuzu kadim kılmak için çırpındığım, uzaklardaki parçam Deniz... Sonuncusu ise ismini söylemeye hala dilimin varmadığı, korkularımın, ilklerimin, öfkemin ve ihanetimin kara çocuğu...
Atlıyorum paragraftan paragrafa, çılgın bir rüzgarda savrulan tozlar gibi birbirine karışsın istiyorum kelimeler...
Evet, kötü hissettiğim zamanlarda çıkıyor hep yazılarım. İçimdeki yenilmesi güç tutku, ancak cadı kazanımı kurduğumda tutuşuveriyor. İyi bir kadın değilim ben! Kötülüktür beni ben yapan. Tüm acılarımın, yaşanmışlıklarımın, masumiyetimin diyalektik karakteri yani...
Sıcak ve yalnız bir kente yenik düşüyorum. Hayal ve kalp kırıklıkları kalıyor iki yılın ardından elde. Gelirken kendimle getirdiğim tüm hayallerim ve iyi niyetim askıda şimdi.
Yılları devirirken habersiz, kaygılar kaplıyor ruhumu ve retinamı. Ne çabuk yenildim; kendimi muzaffer bir komutan zannederken... Düşünüyorum da taktik hatası mı yaptım, yoksa yenilenlerin malum savunmalarından olan " Hayat kötü be kardeşim!" çukurunda debeleniyor muyum?
Tanrının işi ne de zormuş! Kendimi bu gezegene yanlışlıkla düşmüş -belki de bilerek bırakılmış bir yarı-tanrı zannederken, çırılçıplak bir insan olduğumu fark etmek acıtıyor beni...
Ey Hayat!
Al beni kollarına, sana teslim olmak istiyorum, kendimi umarsız bırakabileceğim bir sığınağım olsun istiyorum. Yoruldum insan olmaktan ve anlamsız görünen hayat kıymıklarını, tenimden sökmekten... Al ve çocuğun yap, mutlu kıl beni de...
Sarhoşum ve tüm kapılarım açık an itibariyle. Beni kendine çekecek ilk göze aldanmak, kendimi aldatmak istiyorum. Bardaki çocuğun kaçamak bakışlarında gizlensem, masumiyetimin gözlerini kapatıp sabahı onun gözlerinde/teninde karşılasam bu gece -acır mıyım yine?
Gafil!
Biramda çalkalanan köpükler ve kabarcıklar yol göstersin bana. Ulu tanrım alkol; biat ediyorum sana olanca sarhoşluğumla...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder