Fetish camiada pek konuşulan, tartışılan ve dahi uzlaşılamayan bir mesele olan Food Crush meselesine dair söyleyecek birkaç lafım olabilir diye düşünüp bu yazıya başlıyorum...
Bir antropolog olmamın da etkisi olabilir elbette bu yazacaklarımda ama şunu belirtmek isterim ki, ateist değilim...
Primitife Dönemden ve dahi evrim halkasının orta zincirlerinden olan apelerden bu yana yiyecek kutsamaları ya da yiyecek kutsallaştırılması gibi adak törenleri ya da tapınma ritüelleri varolagelmiştir. İnsanoğlunun evrimsel ve yaşamsal hafızasında kalan pek çok şeyden biri olan yiyeceğin kutsallaştırılması meselesi, fetiş içeren eylemlerde tiksinilecek ya da kınanacak bir durumu ifade etmemeli.
İnançlara saygı meselesi üzerinden tartışılabilirliği elbette mümkün ancak kınama gibi yaptırımsal bir döngü üzerinden bunu konuşmak çok da bilimsel ve etik olmasa gerek...
ilkel(!) insanın coğrafi-sosyal-siyasal(dini) şartları gereği korumakla yükümlü olduğu yiyecek ve ileride tüketilmek üzere biriktirilen artı yiyecek, hem bereketin hem de neslin devamının gereği olmaları nedeniyle kutsallaştırılmıştır. Bu durumda ziyan edilmeden sadece fetiş zevkler uğruna ezilip yenilmek suretiyle tüketilen yiyeceklerin de ister dini ister sosyal herhangi bir saygısızlık hedefi olmaması nedeniyle, kabul edilebilir olduğunu düşünüyorum...
Food crush'a bir de şu yönüyle bakılabilir elbette... Hani şu çocukların oynamaktan ve şekil vermekten inanılmaz zevk aldıkları rengarenk oyun hamurları var ya... Ben çocukken onlar yoktu ama okulda el becerilerimizi keşfetmek ya da geliştirmek amacıyla yaptığımız derslerde, hem elimizin altında kolay bulunur olması dolayısıyla hem de şekil verebilmemiz açısından uygunluğu nedeniyle, un, tutkal, su ve renk vermesi için de çeşitli meyve ve bitkileri kullanırdık. Bu hamurlarla da envai çeşit oyuncak yapar eğlenirdik. Oyuncaklar kimi kez evcilik oyunlarımızın vazgeçilmez yiyecek figürleri, kimi kez de tencere tava olurdu...Bu durumda, bu nimetlerle oyun oynayan, el becerisi geliştiren ya da stres atan biz çocuklar ve bizi teşvik eden öğretmenlerimiz de cehennemlik mi olduk acaba?Yiyecek kutsama törenlerinin ya da yiyeceklerin bozulmamaları için çeşitli işlemlerden geçirilmesi esnasında yapılan ayinlerin ya da bereketleme törenlerinin günümüzdeki geçmiş hafıza kalıntıları ise şimdilerde "nimete basma kafir, cehennemde cayır cayır yanarsın!" diye dillendiriliyor demek ki...
18 Ekim 2008 Cumartesi
Bir Fetish Sorunsalı Food Crush ve Yiyecek Kutsamaları
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder