Kendi sürgününü başka sürgünlerle tazelemek ne kadar acıtabilir bilen var mıdır?
İçimde çıktığım yolculuğun sonunu bile bir türlü getiremeyen ben, bir de sürgünümden sürgün ediliyorum şimdilerde! Ne sığınacak bir koyak ne elini uzatan yardımsever bir balıkçı ne sonsuz bir deniz ne de -tek başıma- ıssız bir ada…
Sürgünüm bile artık bana eskisi kadar acı vermiyor. Oysa istediğim tek şey biraz daha acı çekebilmek! Ruhumu doyuran tek şey yalnızlık; ama bana Tanrının verdiği tek şey, sonu gelmez, acımasız, gürültülü, anlaşılmaz kalabalıklar. İnsanlar sürgün sancılarından bahsederken, ben kendi sürgünümü beslemeye çalışıyorum. Belki bu sayede acı çeke çeke, yaralarımı deşe deşe, gözbebeklerimi kanata kanata bulacağım sürgünümün huzurunu.
Yo! Birileri göndermedi sürgüne, sakın ha! Sürgünüm benim fermanımdır ve belki ilk defa bir kanuna uymam gerekiyor diye düşünürken, benim bile kabul edemediğim ve üstesinden gelebileceğimi sandığım asıl sorun; amansız ve asi bir kanunsuz olduğumu göz ardı etmek…
Asıl gereken kaos! Bulduğum her düzeni alt üst etmeliyim, her anafora hesapsız atlamalı, her alabora oluşumda yeni fırtınalar aramalıyım. Yoksa yenilenemez ruhum! İşte şimdi anlaşılır oluyor şeytanın neden hiç uslanmadığı. Her yeni heyecan, her yeni karanlık, her macera ruhumun ölü derisi atıyor. Bense yırtılan kabuğumdan taptaze, kıpkırmızı, daha bilge çıkıyorum her defasında. Of! Ne çok şey biliyorum, ne çok dolu beynimin kılcalları ve daha ne çok şey öğrenmem gerek…
Yapmam gereken ilk şey, her kasırgadan farklı yöntemlerle nasıl kurtulmam gerektiğini bulmak. Ve tabi kasırganın anahtarının kilitlendiği kutsal hazine sandığını bulmak için kendi eksenimde dönüp durduğum ve uğruna onca zamanı yok yere heba ettiğim ritüeller… Tanrı oyunlardan hoşlanıyor vesselam, öğreneli uzun zaman oldu! Ama bunların oyun olduğunu bilmeme rağmen, benimle eğlenmesi ne de sinir bozucu. Yeni kaoslar göndermesi için Tanrıya kendimi kurban ediyorum ve o da karşılığında kendini tatmin ediyor. İlahi mastürbasyon!
En iyisi sonra yeni bir fırtına kalemine sarılmak, çok yorgunum, beklemez fırtınalar, güç toplamalıyım yeni kurban törenim için… Tütsüleri yakmalı, sunak taşını temizlemeli ve başımı yağlamalıyım, şimdi defolun huzurumdan…
3 yorum:
Eline Sağlık ilginç ve etkileyici
Harikulade anlatım, sonlara doğru betimler çok etkileyici asi bir fırtına gibi... Çok Teşekkür ederim.
Okuyabildiğim için şanlı ve mutluyum...
ruhun kimyasını, ezberini alabora eden o mistik lisanın tümceleri... ve bu hırçın dili konuşabilen o nazenin ruhun huzuruna, destursuz bir selam olsun...
Yorum Gönder