İSİMSİZ
Uzun
zamandan sonra ilk defa rakıyla ve boş sayfalarla hasbihal etme fırsatım oldu. Yakıcı
ve hatta kavurucu bir süreçteyim. Kendimi yapayalnız hissederken, rakıyla ilk
arkadaş olduğum dönemleri hatırladım. Kıymetlilerim çok uzakta ve ben bu gece
her yudumda yalnızlığımın doyulmaz tadına varıyorum –bayramdır, afiyet ola…
Kalabalıklar
çok yordu beni, ölümüne yalnızlık gerek bu gece. Şerefe!
Ey
yalnızlık;
Yaradanım,
yoktan var edenim, kutsal koruyucum, al
kanatlarına beni ve uçur zamansız, gölgesiz diyarlara. Cümlelerimi eski
vatanımda bırakmaya razı, karşında aciz bir kul olarak biat ediyorum sana.
Benden başka yol yok, durak yok, mola yok! Savur beni sonsuzluğunda. Her bir
zerrem senin kutsal varlığına tapınana dek döndür, incit, kanat beni. Tüm
renklerimden arınmış, sade gri bir kadınım bu yolculukta. Her şeyin
ortasındayım, kendi miladıma efendi olmaya aday… Beni değiştiren dönüştüren her
bir kalıba inat, varlığımın mutlak sebebine, mutlak-ı ayn’a emanet et beni.
Gülüşlerim
yalan, gözyaşlarım zahir. Kulluğumun tek sebebi mutsuzluk; fırtınalarında
paramparça et zihnimi…
1 yorum:
Yaratılan yalnızlık bu olsa gerek,
Yorum Gönder