Çırpındıkça, ışığı gözümü kör eden parlaklıkta bir hilale asılı kaldı ruhum bu gece. Gecenin karanlığında kimse görmedi kanayan yaralarımı, kimse duymadı çığlıklarımı. Ey ışığın kutsal sahibi; nur-u cemalini görmek bir daha mümkün müdür? Mümkün müdür hilal hilal yanmak, kül olup yeniden karışmak günün gündüzün telaşına?
Avuçlarım sen kokuyor, dudaklarım sen! Serin bir seher vakti yemişler üzerinde terleyen çlğ gibi lezzetliydi terinin tuzu. Buram buram sen, buram buram aşk...
Peki neydi bizi bizden alıkoyan? Neydi kader çizgilerimizin kesişmesini engelleyen? Neden mahrumum şimdi o aşk tadından?
Ben tabi ben!
Söyle ey umut! Ben kendi bedenime sığamazken, bir can daha nasıl eklenir varlığıma? O kadar çok alışmışken yokluğa yoksunluğa yalnızlığa, nasıl aynı yürekte çarparız?
Sen dersin ki koyver hayatı beri gelsin, ben derim ki kürek yok kayıkçı korkuyorum. Korkmaktır belki en aciz yanım. Beni senden gayrısına sürükleyen, lime lime kendi canıma ihanet doğratan, geceleri üstüme üstüme düşen gölgelerin sahibi -dur artık! Dur ki cesaret bulayım yeniden. Yeniden ben olayım, yeniden aşk...
1 yorum:
çok duygulu ..teşekkürler
Yorum Gönder